MÜZELER
Mardin Müzesi
Mardin’e geldiyseniz, Cumhuriyet meydanı üzerinde bulunan, etrafı Süryani evleri ile çevrili Mardin Müzesi’ne görmenizi tavsiye ederiz. Süryani Katolik Patrikhanesi olarak yaptırılan binayı, Süryani Katolik Vakfından satın alan Kültür ve Turizm Bakanlığı, burayı restore ederek 2000 yılında ‘Mardin Müzesi’ olarak hizmete açtı. Kırk beş binin üzerindeki koleksiyonu ile Paleolitik Çağ’dan günümüze kadar şehrin arkeolojik geçmişini gözler önüne seren müze; modül programlar ve atölye çalışmalarıyla da dikkat çekiyor.
Müzede tematik sergilemenin yapıldığı 5 salon, eğitim salonu ve arkeopark yer alıyor. Mardin Müzesi’nde, Eski Tunç, Orta Tunç, Geç Tunç, İlk Demir Çağı, Assur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı devirlerine ait seramikler, damga ve silindir mühürler, sikkeler, kandiller, figürinler, gözyaşı şişeleri, takılar ve vazolar sergileniyor. Kırk Haramiler definesi olduğuna inanılan parçalar, müzenin en ilgi çeken koleksiyonlarından. Müzede arkeoloji ve etnografya sergi salonları, kütüphane, konferans ve dinlenme salonları yer alıyor. Daha fazla bilgi için tıklayınız.
Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi

Valilik binasının hemen karşısında yer alan ve II. Abdülhamit döneminde 1889 yılında yaptırılan bina, önce Süvari Alayı Kışlası, daha sonra ise Jandarma Komutanlığı Askerlik Şubesi, Jandarma Karakolu ve Vergi Dairesi olarak kullanılmış. Restorasyon çalışmalarının ardından 2009 yılında “Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi” olarak ziyarete açılan müzede, kentin coğrafyasını, tarihini, mimari yapısını, ekonomisini, barındırdığı dinleri ve yaşam kültürünü yansıtan eserler, fotoğraflar ve canlandırma bölümleri yer alıyor. Müzede sergilenen fotoğraf ve mobilyalar ile gösterilen video filmler, kentin son yüzyılı hakkında fikir vermekte. Mardin’de var olan üç farklı dinin mensuplarına ait mezar taşları da müzede yer alan önemli eserlerden. Alt katta bulunan Sanat Galerisi’nde de resim, fotoğraf ve benzeri sergiler açılmakta. Daha fazla bilgi için tıklayınız.
Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhanesi
1860 yılında yaptırılan kilise, bugün müze olarak kullanılıyor. Akustik bir ses düzenine sahip olan kilisede, patriğin oturma ve vaaz yeri ahşap el işçiliği ile süslenmiş olup, zarif bir görünüm sergilemekte. Patrikhane ise, 1895 yılında inşa ettirilmiş. 1988 yılında Kültür Bakanlığı’na devredilen Patrikhane, restore edilerek 1995 yılından itibaren müze olarak kullanılmaya başlanmış. Eski Patrikhane binasının bir kısmı, 1914-1915 yıllarında yapılan genişletme çalışmalarında yıkılmış.

